AKİN MAHALLESİ’NDEN BİR DOST SELAMI: HALİLİBRAHİM EFE VE ESKİ GÜNLERİN YAD'I
İnsan hayatı, biriktirdiği dostluklar, hatıralar ve tesadüflerle anlam kazanıyor. Geçtiğimiz günlerde, değerli dostumuz Kadir Erkara’nın vesilesiyle öyle güzel bir sohbete kapı araladık ki, bizi aldı, Seyitgazi’mizin güzel köşelerinden Akin Mahallesi’ne, Kunduzlar Barajı’nın serin sularına ve eski dostların sıcak muhabbetlerine götürdü.
Aslında kendisini Bekir Akyol’un (TC Bekir) kahvesinde sık sık görüyorduk ama Akin’lı olduğunu, o köklü bağlarını henüz keşfetmemiştik. Bahsettiğimiz isim, Akin Mahallesi’nin evladı Halilibrahim Efe...
Akin’in Suları, Balıkları ve Eski Dostları
Halilibrahim Efe ile oturduk, eski günlerin defterini açtık. Akin deyince akan sular durur bizim için. Zamanında az gitmedik Akin’ın düğünlerine; az soluklanmadık o güzel misafirperverliğinde. Sohbet döndü dolaştı, bizim Cengiz Kızılok’a ve ailesine geldi. Halilibrahim, "Cengiz Kızılok’un akrabasıyım," deyince hatıralar gözümde canlanıverdi. Akin’e her gidişimde Cengiz’in babası Ali Kızılok’u mutlaka ziyaret eder, halini hatırını sorardım. Oğlu Arif Kızılok ise hem arkadaşımız hem de saygı duyduğumuz bir abimizdi.
Köyün hemen yanı başındaki Kunduzlar Barajı’nda az mı balık tuttuk, az mı sabahladık? Halilibrahim’le eskilere dalınca fark ettik ki, Akin’ın neredeyse tamamını, hele ki yetmişe doğru merdiven dayamış o güzel kuşağını ezbere biliriz. Sohbetimizin öznesi, Akin’ın rahmetli kahvecisi, Halilibrahim’in de amcası olan Ahmet Efe’ydi... O eski toprakların, o güzel insanların ruhu şad olsun.
Bir Tatlı Yanılgı: Yusuf’la İkiz Gibiydik...
Sohbetin en neşeli ve bir o kadar da iç burkan kısmı, rahmetli arkadaşım Yusuf’la olan o meşhur benzerliğimize gelince yaşandı. Rahmetli Yusuf’la biz o kadar çok benziyorduk ki, görenler bizi ikiz sanırdı. Halilibrahim, Yusuf’un köye, Akin’a her gidişinde yaşanan o tatlı karmaşayı gülerek anlattı.
Köyde bir düğüne ya da meclise gittiğinde köylüler Yusuf’u görüp hemen etrafını sarar, "Aha, Yaşar gelmiş!" diye muhabbete başlarlarmış. Rahmetli Yusuf, ne kadar uğraşsa da, "Yahu durun, ben Yaşar değilim, Yusuf’um!" dese de kimseyi inandıramazmış. Köylü bir kere tutturmuş "Yaşar" diye; muhabbet uzar gider, tatlı bir inatlaşmaya dönermiş. Sohbetimizde Yusuf’u bir kez daha rahmetle, özlemle ve yüzümüzde beliren o buruk tebessümle andık.
"Seyitgazi Haberci" Artık Akin’de de Sıkı Takipte
Bu güzel, buram buram nostalji kokan sohbetin sonunda Halilibrahim Efe kardeşimize dijital dünyadaki sesimiz, soluğumuz olan Seyitgazi Haberci portalımızdan bahsettim. Büyük bir memnuniyetle, "Takip ederim abi, başımla beraber" diyerek bizleri onurlandırdı.
Kahvehanenin o bilindik gürültüsü içinde, bir tesadüfle başlayan ama kökleri geçmişe uzanan bu güzel buluşma için önce vesile olan Kadir Erkara’ya, sonra da gönlünü bize açan Halilibrahim Efe’ye yürekten teşekkür ederim.
Akin Mahallesi’ndeki tüm dostlara, o baraj kenarında ömür tüketen güzel insanlara selam olsun. Geçmişin hatıraları, geleceğimizin en büyük rehberidir.