Bir "İnsanlık" Hikayesi: Babacan Şoför Ali Akman
Bazen hayatın yükü ağır gelir, moraliniz bozulur, enseyi karartırsınız. İşte tam öyle bir anda bindiğiniz bir dolmuşta, bir insanın nezaketi tüm havanızı değiştirebilir. Bugün sizlere, direksiyon başında sadece yolcu değil, insanlık taşıyan; nezaketi yaşam felesefesi haline getirmiş bir hemşehrimizden, Ali Akman’dan bahsetmek istiyoruz.
Söğütlü olan Ali Akman, şahsına münhasır kişiliğiyle tanınan bir kardeşimiz. Onu diğerlerinden ayıran en büyük özelliği ise, yolcularına gösterdiği o bitmek bilmeyen sabır, kibarlık ve efendilik. Bir kez rastladığınızda "Acaba bugün mü böyle?" diyorsunuz, ancak birkaç kez daha aynı dolmuşa bindiğinizde anlıyorsunuz ki bu onun değişmez karakteri.
Kırkalılar Derneği’nde "Babacım" Tadında Sohbet
Ali kardeşimize bu kez Kırkalılar Derneği lokalinde rastladık. Herkese "babacım" diye hitap eden, güler yüzlü çaycımız Remzi’nin tavşan kanı çaylarını yudumlarken başladık sohbete. Gazeteci refleksiyle sorduk: "Nedir bu nezaketin sırrı?"
Cevabı, günümüzün karmaşasında unuttuğumuz o saf gerçeği yüzümüze çarpar gibiydi:
"Abi, ben insanım, onlar da insan. İnsana değer veren bir dinimiz var bizim. Müslümanız Allah'a çok şükür. Ben sadece dinimizin bana gösterdiği ve emrettiği yolda gidiyorum."
"Enseyi Karartmayın, İyi İnsanlar Var"
Televizyon ve telefon ekranlarının insanlar arasına adeta tuğladan duvarlar ördüğü bir çağda yaşıyoruz. Kişiselliğe hapsolduğumuz bu dünyada, Ali Akman gibi güzel sözlü insanlara rastlamak sadece moral vermiyor, aynı zamanda bir umut aşılıyor.
Ali Akman’ın bu duruşu aslında hepimize sessiz bir mesaj veriyor: "Enseyi karartmayın. İyi insanlar hala var ve aslında çoğunluktalar. Belki de mesele sadece bakmak değil, doğruyu görebilmektir."
Teşekkürler Ali Kardeşim
Seyitgazi ve Kırka yollarında direksiyon sallayan, her selamıyla gönül alan Ali Akman kardeşimize hem nezaketi hem de insanlığa olan inancımızı tazelediği için teşekkür ediyoruz.