Bir Kentin Sanat ve Vefa Hafızası: Hüsamettin Erkut ve Sultan Cafe
Eskişehir ve Seyitgazi’nin basın, sanat ve cemiyet hayatında öyle isimler vardır ki, onlar sadece bir esnaf ya bir siyasetçi değil; bir dönemin, bir kuşağın can damarı, buluşma noktasıdır. İşte o özel isimlerin başında, kelimenin tam anlamıyla "sanat kokan" adam, Hüsamettin Erkut gelir. Seyitgazi gazeteciliğinin ve Eskişehir’in entelektüel hafızasında silinmez bir iz bırakan Erkut, sadece bir mekan sahibi değil, bir dönemin kültür elçisidir.
Lokantacılıktan Denizlere, Oradan Yeşilçam’ın Doğduğu Sahnelere
Hüsamettin Erkut’u anlatmaya kelimeler yetmez; çünkü onun hayatı, rengarenk bir film şeridi gibidir. Yıllar önce lezzetiyle nam salan "Sultan Lokantası" işletmeciliğiyle başlayan yolculuğu, onu bir dönem denizlere, bambaşka limanlara savurmuştur. Her limanda bir iz, her dalgada bir anı bırakan Erkut’un ruhundaki asıl fırtına ise her zaman sanat olmuştur.
Eskişehir’in bir dönemine damga vuran, Türk tiyatrosunun en önemli okullarından biri sayılan meşhur Ar Tiyatrosu’nun temel taşlarından biridir o. Yeşilçam’ın ve sahne dünyasının devleşen isimleri Bülent Kayabaş ve Mete İnselel gibi usta aktörleri yetiştiren, bağrından çıkaran o tiyatro ocağında, Hüsamettin Erkut’un da büyük emeği, alın teri ve bitmeyen bir tiyatro sevdası vardır.
Bir Kültür Vahası: Sultan Cafe
Denizlerden ve sahnelerden süzülüp gelen o estetik ruh, sonraları Eskişehir’de Sultan Cafe kimliğinde hayat buldu. Ancak burası sıradan bir kahvehane ya da cafe olmadı hiçbir zaman; Eskişehir’in yazarının, çizerinin, sanatçısının ve gazetecisinin mesken tuttuğu bir "Sanat Cafe"ye dönüştü.
Sultan Cafe, Seyitgazi basını için adeta bir mutfaktı. Seyitgazi Haber gazetesinin ve dönemin ilçeler gazetesi olan Gözlem’in sayfaları o cafede katlanır, mizanpajları orada tartışılır, memleket havadisleri o masalarda demlenirdi. Seyitgazili dostların hem hasret giderdiği hem de memleket meselelerini masaya yatırdığı bu mekan, adeta Seyitgazi Haber’in Eskişehir şubesi, gazeteciliğin de kalbiydi.
Siyasetin Dürüst Yüzü ve Seyitgazi Sevdası
Hüsamettin Erkut, sadece sanatta ve esnaflıkta değil, cemiyet hayatında da güvenin sembolü oldu. Demokratik Sol Parti’nin (DSP) Türkiye ve Eskişehir siyasetine damga vurduğu, en güçlü olduğu dönemlerde il ve ilçe başkanlığı görevlerini üstlendi. Siyasete nezaket, dürüstlük ve vizyon katan Erkut, bu süreçte de memleketi ve insanı için üretmekten asla vazgeçmedi.
Vefa Unutulmaz: Katkıları Hiç Silinmeyecek
Seyitgazi gazeteciliğinin bugünlere gelmesinde, dijital dünyada "Seyitgazi Haberci" olarak küllerinden yeniden doğmasında Hüsamettin Erkut’un ve değerli oğlu Atınç Erkut’un maddi ve manevi destekleri, gösterdikleri sarsılmaz vefa asla unutulamaz. Bugün yeni projeleri büyük bir sevinç ve gururla takip eden Erkut, geçmişin o asil vefasıyla bugüne ışık tutmaya devam ediyor.
TRT’nin emektar kameramanı Alaattin Arda’nın da en yakın dostu olan Hüsamettin Erkut, ömrünü sanata, dostluğa ve memleketine adamış yaşayan bir çınardır. Yaşımız gereği nostalji bizim işimiz olabilir; ancak Hüsamettin Erkut ve Sultan Cafe gibi değerler, sadece geçmişin birer hatırası değil, geleceğe taşınması gereken en asil kültür miraslarımızdır.
Seyitgazi Haberci ailesi olarak, bu güzel insana, onun sanat dolu yüreğine ve bizlere kattığı tüm değerlere sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. İyi ki varsın Hüsamettin Erkut!