Emeğin ve Vefanın Adı Göcenoluklular
Seyitgazi’nin her bir köyü, yetiştirdiği insanıyla, emeğiyle ve birbirine olan bağlılığıyla gittiği her yere kendi kültürünü taşır. İşte bu bağın en güzel örneklerinden birine, Eskişehir Üniversite Evleri’nde şahit olduk. Bölgede "kaloriferci" denilince akla ilk gelen isimler, şüphesiz Göcenoluk mahallemizin çalışkan insanlarıdır.
Eskişehir’de yaşayan Göcenoluklular, hem ekmek teknelerini kurmuş hem de memleket bağlarını hiç koparmamışlar. Geçtiğimiz günlerde, yolumuz Üniversite Evleri taraflarına düştü. Mahalledeki mescidin hemen yanındaki kahvehaneye ilk kez, biraz da yabancılık hissiyle adım attım. Hani insan bilmediği bir yere girince bir an duraksar ya, tam öyle bir an...
Ancak bu yabancılık hissi sadece beş dakika sürdü! Bir anda, neredeyse beş ayrı masadan aynı samimi ses yükseldi: "Yaşar abi hoş geldin!"
Şaşırmamak elde değildi. Seyitgazi insanının o köklü misafirperverliğiyle hemen buyur ettiler; biz de "davete icabet gerekir" diyerek masalarına konuk olduk. Çaylar taze, sohbet koyuydu. Kısa süre içinde anladım ki o kahvehaneyi dolduran, o samimi selamı verenlerin neredeyse tamamı Göcenoluk köyündendi. Hepsi de Seyitgazi Haberci’yi yakından takip ediyor, memleketten esen her rüzgârdan bizim sayemizde haberdar oluyorlardı. Gösterdikleri bu ilgi ve vefa için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Geçmişten Günümüze Gönül Köprüleri
Sohbet derinleştikçe, eski defterler açıldı, hatıralar canlandı. Göcenoluk benim için yabancı bir yer değil elbet; rahmetli kayınbiraderim Mahmut Can oradan evliydi. Kayınpederi İsmail Hakkı’yı ve çocuklarını çok iyi bilirim. Karşımızda oturan gençler belki yeni yüzlerdi ama ben hepsinin babasını da dedesini de çok iyi tanırdım.
Bu güzel vesileyle; köyün sevilen isimlerinden rahmetli İbrahim Bayır ile Ahmet Bayır’ı bir kez daha rahmet, özlem ve saygıyla anıyorum. Mekanları cennet olsun. Yine bu gurbette birlik ve beraberliği sağlamak için büyük emek veren, bizlerden de desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Göcenoluk Dernek Başkanı Şenol Çam’a da gösterdiği yakın ilgi ve yardımları için teşekkür borçluyum.
O Tepeden Akan Değerli Su: Zahran Deresi
Göcenoluk denince akla sadece insanı gelmez; o taaa tepeden, heybetle akan Dere Çiftliği ve o topraklara hayat veren, can suyu olan değerli Zahran Deresi gelir. İnsanı da tıpkı o dere gibi duru, akışkan ve üretkendir. Gittikleri her yerde dürüstlükleri ve çalışkanlıklarıyla iz bırakırlar.
Üniversite Evleri’ndeki o sıcacık kahvehanede bizleri bağrına basan başta Fayik Bayır olmak üzere, tüm Göcenoluklu kaloriferci ve emekçi dostlara, kardeşlere selam olsun.
Aramızda olan, Eskişehir’de ekmeğini taştan çıkaran tüm hemşehrilerimize sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler dilerken; ebediyete irtihal etmiş geçmişlerimize de Mevla'dan rahmet diliyorum. Seyitgazi’nin ve Göcenoluk’un güzel insanları, iyi ki varsınız!