Hayat Tesadüflerle Güzel: Sanayi Sitesinde 55 Yıllık Bir Nostalji Yolculuğu
Eskişehir’in ve Seyitgazi’nin toplumsal hafızasını köşesine taşıyan usta gazeteci-yazarımız, sanayi sitesinde gerçekleştirdiği tesadüfi bir tanışmayla okurlarını yarım asırlık bir zaman yolculuğuna çıkardı. Bir bardak çay eşliğinde başlayan muhabbet, Hüner Palas’ın 70’li yıllarına, eski Seyitgazi garajına ve unutulmaz dostluklara uzandı.
Bir Çay Molası, Yarım Asırlık Hafıza
Bazen hiç tanımadığınız bir yüz, bir merhabanın ardından size en tanıdık hikayeleri fısıldar. Hayat tam da böyle sürprizlerle doludur. Basın dünyasının deneyimli ismi Kamuran Turan’ın vesilesiyle sanayi sitesinde genç iki kaporta ve boya ustası kardeşle, Mustafa ve Umut Tekin ile yolları kesişen yazarımız, adeta zamanda yolculuk yaptı.
Sosyal medyayı ve bölge gelişmelerini yakından takip eden iki genç kardeşe, Seyitgazi’nin dijital sesi olan Seyitgazi Haberci’den bahseden yazarımız, aldığı olumlu ve heyecan dolu tepkilerle mutlu olurken, asıl büyük sürpriz laf lafı açtığında ortaya çıktı.
Hüner Palas ve Eski Garaj Günleri
Sohbet derinleştikçe genç ustaların rahmetli babalarının, yazarımızın gençlik yıllarından çok iyi tanıdığı eski bir dost olduğu anlaşıldı: Birol Usta...
Bu isim, hafızalardaki tozlu rafları bir anda aşağı indirdi. Henüz şehirlerarası terminallerin adının "garaj" olduğu, Hüner Palas’ın yanındaki eski Seyitgazi garajının (şimdiki Yelkovan İş Hanı’nın bulunduğu yer) cıvıl cıvıl işlediği 1970’li yıllara gidildi. Akbalıkların Necati abinin "Aydın Trelli" yazan o meşhur 302 otobüsünde muavinlik yaptığı günleri dün gibi hatırlayan yazarımız, kendisinden birkaç yaş küçük olan dostu Birol’u saygı ve rahmetle andı. Zamanında demirci çıraklığıyla işe başlayıp sonradan işinin ustası olan Birol Usta'nın mirası, bugün evlatları Mustafa ve Umut tarafından sanayide yaşatılmaya devam ediyor.
"Bizleri Adam Olsun Diye Sanayiye Verirlerdi"
Bu duygusal buluşma, yazarımızın kendi aile geçmişindeki sanayi ve zanaat anılarını da tazeledi. Eski dönemlerin geleneksel büyütme tarzına değinen yazarımız;
"Bizleri o yıllarda adam olsun diye sanayiye çırak verirlerdi. Ben rahmetli teyze oğlumun yanında kebapçı, çorbacı olmaktan son anda kaçtım ama amca oğlum rahmetli Yılmaz döşemeci, Turan kaportacı, Erol abim ise marangoz oldu. Hepsinin bu sokaklarda birer emeği, birer dükkanı vardı." sözleriyle sanayi kültürünün hayatındaki yerini özetledi.
Eski Dostlara ve Tertiplere Selam Olsun
Sanayi turundaki nostalji rüzgarı bununla da sınırlı kalmadı. Traktör tamir işiyle uğraşan Mustafa Yuca’ya uğrama sözünü yineleyen yazarımız, traktör ustası olan eski tertibi Hasip Toranlı’yı da sormayı ihmal etmedi. Dükkanda şimdilerde işlerin başında olan Sercan’a (yazarımızın deyimiyle o zamanlar henüz çok ufak olan Serkan’a) ve tüm sanayi esnafına selamlarını iletti.
"Dünya Ne Kadar Küçük..."
Bir bardak çay, iki yeni dost ve elli beş yıllık koca bir ömür... Dünya bazen gerçekten de çok küçük geliyor insana. Yarım asırlık anıların dün gibi canlandığı bu duygusal buluşma, bizlere hayatın en güzel yanının vefa ve samimi bir muhabbet olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Bizler de Tekin kardeşlerin tezgahına bereket diliyor; rahmetli Birol Ustayı, geçmişe emek vermiş tüm sanayi esnafımızı ve aramızdan ayrılan değerlerimizi saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz.
Teşekkürler Mustafa ve Umut Tekin; babanızın mirasını ve sanayinin o eski ahilik ruhunu yaşattığınız için...