Mazinin İzinde Bir Akşam: Ayvalı’nın Sönmeyen Muhabbet Ateşi
Seyitgazi’nin köklü mahallelerinden Ayvalı, bugünlerde sadece bir yerleşim yeri değil, yaşayan bir tarih arşivi gibi bizleri karşılıyor. Ayvalılar Derneği’ne gerçekleştirdiğimiz ziyaret, bizi günümüzün hızlı ve ruhsuz temposundan çekip alarak, 40 yıl öncesinin o samimi kahvehane kültürüne, oyunun yasak ama kelamın bol olduğu o "altın yıllara" götürdü.
82 Yıllık Bir Çınar: Emekli Baytar Kamil Şen
Dernek kapısından içeri girdiğimizde bizleri ilk karşılayan, 82 yaşındaki Kamil Şen abimiz oldu. 33 yıl boyunca vatanın dört bir yanında "baytarlık" yapmış olan Kamil Abi, mesleğini tarif ederken kendine has bir üslupla "ahır efendisi" tabirini kullanıyor. Onun hikayesi, aslında bir Cumhuriyet ve azim hikayesi...
Yokluk yıllarında babasının okutmaya gücü yetmezken, devletin açtığı sınavda seçilen o şanslı ve başarılı 5 kişiden biri olması, bugünkü kariyerinin temellerini atmış. Sohbet esnasında merhum Ömer Karadayı’yı da rahmetle yad ederken, Kamil Abi’nin gözlerinde o yılların gururunu ve hüznünü bir arada gördük.
Ayvalı’nın Meşhur "Çay Cezası"
Ayvalı’da misafirperverlik bir gelenek değil, adeta bir kanun. Kırk yıl öncesinden kalma o meşhur "çay içmeme cezası" hâlâ hafızalarda. Eğer size bir çay ikram edildiyse ve "içmem" derseniz, bedelini kahvedeki herkese çay ısmarlayarak ödersiniz. Biz de bu tatlı kuralın ve hemşehrilik hukukunun gölgesinde, Aybar Mehmet Ali Coşkun, Seçkin Aydın ve Ahmet Sarıkaya ile koyu bir sohbete daldık.
Çobanlıktan Pastacılığa: Bir Başarı Öyküsü
Ayvalı denince akla gelen "neden bu mahalleden bu kadar çok pastacı çıkıyor?" sorusunun cevabını bizzat ustasından, Ahmet Sarıkaya’dan aldık. Sarıkaya, hikayesini şu sözlerle özetliyor:
"Çobanken hiç tatmadığım o pasta ile tanıştım, sonra bu işe gönül verdim."
Zamanında yanında 30 kişi çalıştıran, sektörün öncülerinden olan Ahmet Abi, başta bizlere karşı biraz mesafeli olsa da, samimiyetin diliyle buzları erittik. O soğuk hava dağılınca sazı eline alan Ahmet Abi, bizlere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu.
Yetmişe Merdiven Dayarken Maziyi Solumak
Seçkin Aydın’ın (her ne kadar Yeşiltepeli olsa da) ve diğer dostların katılımıyla ilerleyen saatler, bizleri kağıt oyunlarının girmediği, sadece insan sesinin ve dostluğun yankılandığı o eski köy kahvelerine götürdü.
Yetmiş yaşın eşiğinde, 40 yıl önceki dostlukları yeniden tazelemek, eski arkadaşları görmek ve o sıcaklığı hissetmek bizler için büyük bir vefa örneği oldu. Bizleri bağrına basan, davetleriyle onurlandıran Ayvalı Derneği’ndeki tüm dostlara, Aybar Mehmet Ali Coşkun’a ve emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz.