Kasaba ile Köy Arasında Sıkışan Seyitgazi !!

15 Haz 2026 - 14:08 YAYINLANMA

Değerli Hemşehrilerim Sevgili Okurlar;

Uzun bir ara oldu bu sefer. Yaklaşık bir ay önce siz değerli hemşehrilerimle görüşlerimi paylaşmıştım. Bu bir ayda neler oldu neler. Ülkemizin demokrasi sürecine vurulan darbeler, öyle yenilir yutulur cinsten değil maalesef. Ama önceki yazımda da belirttiğim gibi bizim demokrasi deneyimimiz böyle günleri çok gördü. İşte o yüzden Çetin Altan’ın deyimiyle enseyi karartmamak lazım.

Su akar yolunu bulur elbet.Bu yazımda, geçen yazımda belirttiğim kasaba ve kent kavramı ve 6360 sayılı kanunla birlikte yok olan köy tüzel kişiliklerinden bahsedeceğim biraz.

6360 sayılı kanunla beraber bildiğimiz gibi belde ve köy tüzel kişilikleri kaldırıldı ve Büyükşehir Belediyelerinin sınırları, illerin mülki sınırları ile eşitlendi. Bu durumun getirdikleri kadar götürdükleri de oldu tabi ki.

Fayda maliyet analizi yaptığımızda benim gördüğüm şey, İlçe, Köy ve eski ismiyle Kasaba yeni ismiyle Beldelerde yaşayanlardan çok fazla götürdüğüdür. 

Kentler; sanayinin, yoğun nüfusun ve büyük altyapı hizmetlerinin merkezi iken Kasaba (belde) ise ne tam bir köydür ne de tam bir kent. Bu durumda en istenmeyen durum, bir yerleşim merkezinin kent ile kasaba arasında ya da kasaba ile köy arasında sıkışıp kalmasıdır. Kentlerde yaşayanlar ile kasabalarda yaşayanların yaşadığı zorluklarda bu anlamda farklılık göstermektedir. Arada kalma durumu hizmetlerin yönlendirmesi bakımından da yetersizliklerin oluşmasına neden olmaktadır.

Memleketim Seyitgazi bu senaryoda kasaba ile köy arasına sıkışan bir yerleşim yeri tablosu sunmaktadır. Kentleşmenin getireceği kimliksizleşme tabi ki arzu ettiğimiz bir şey değildir ancak herhalde hiç kimse İlçemizin her geçen gün köye dönmesini arzu etmemektedir. Kadim geçmiş ve yaşayan uygarlıkların ruhu, memleketimin her bir köşesinde bu kadar hissedilirken, hizmetlerden tam yararlanamama durumu bizleri derinden etkilemektedir.

Belediye hizmetlerinde aksamalar, muhtarların sorumluluk ve yetki karmaşası, ilçe merkezi ve kırsal mahalle kavramlarının tam anlamıyla yerine oturmaması görünen ve görünmeyen sorunlar arasında yer almakta. İlçelerde yaşayanlar bu durumların neden olduğu günlük sorunlarla boğuşurken, bir taraftan da merkezi iktidar ve yerel iktidar çatışması nedeniyle mağdur olmaktadırlar. Kanunla birlikte genişleyen sınırlar ve sorumluluk alanı artarken aynı oranda artmayan destekler önemli mazeretlerdir. Aksayan hizmetlere bu açıdan da yaklaşmak gerekirken, ortaya konacak vizyon ve bütçe büyütme çabalarının eksik olması ilçelerin sakinleri tarafından kabul edilemez durumlardır.

Büyük özveriyle ve az personelle hizmet üretmeye çalışan belediyelerin, vizyonerlikleri siyaset ile desteklenmelidir. Üretilemeyen siyaset ve vizyoner olmayan yaklaşımların önünde sonunda eleştirileceği ve bu eleştirinin dozunun artacağı unutulmamalıdır.

Mazeretler, halkı etkilememelidir. Bunun yolu elbet vardır ve bulunmalıdır.

Sevgilerimle

Çağdaş GÖRGÜLÜ

15.06.2026

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: