Aşkar’ın Seyir Defteri: Sahadaki Siyaset!
Bazen insan oturup hesap ediyor; ömür dediğin geçiyor... Ömr-ü ahirimizde yarınımıza garantimiz yok, bir saniye sonrasına dahi hükmedemiyoruz. "Ulan Aşkar," diyorum kendi kendime, "bırak artık kalemi kelamı, geç bir köşeye, geride kalan günlerin keyfini çıkar." Ama işte, olmuyor. Vicdan denen o görünmez yük, "Hiç değilse karınca misali safın belli olsun, su taşı" diye fısıldıyor kulağa.
Biz bu yola çıkarken kılı kırk yardık; el altı, bel altı karalamalardan, çamur at izi kalsın haberciliğinden hep uzak durduk. Eğilmedik, bükülmedik. Hani Akif’in o ölümsüz dizelerinde dediği gibi:
“Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? / Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!”
Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Memlekete bir dikili ağaç kazandırabiliyorsak, eleştiriyle, öneriyle, gözlemle bir kişiye bile rehberlik edebiliyorsak ne mutlu bize. Hakkını teslim etmek gerek; siyasi ilçe başkanlarımızın kahir ekseriyeti de bu samimiyeti görüyor. Köşemizde dile getirdiğimiz tavsiyatımızı büyük bir nezaket ve hürmetle karşılayıp, gereğini yapmak için olumlu geri dönüşler sağlıyorlar. Memleket için çaba gösteren her birine ayrı ayrı teşekkür etmek boynumuzun borcudur.
Ancak memleketin ahvaline bakıp da susmak bizim üslubumuza sığmaz. Kimse kusura bakmasın, sahada kim çalışıyorsa Sezar’ın hakkı Sezar’a...
Gelin bugün farklı olsun! ilçemizdeki siyasi partilerin sahadaki çalışmalara bir göz atalım...
AK Parti: Şu sıra teşkilatlanma ve sahadaki varlık noktasında açık ara önde. İlçe başkanı arı gibi; ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları maşallah her yerde. Bir telefon, bir SMS bakıyorsunuz cenazede, düğünde, cemiyette hazır ve nazırlar. "İşleyen demir ışıldar" misali sahanın tozunu attırıyorlar.
Yeni Parti : CHP'den Yeni partiye geçen, geçişten önce yükün neredeyse tamamı kadın ilçe başkanının omuzlarındaydı. Bir kadının tek başına ilçe başkanlığını göğüslemesi, her yere yetişmeye çalışması kolay iş değil. Sonradan kadın kolları devreye girdi girmesine ama, maalesef diğer kollarda sistematik bir çalışma oturmadı. İş yine bir elin parmaklarını geçmeyen birkaç fedakarın sırtında kaldı. Yeni Parti'de, Yeni yönetim, Yeni binaya geçiş, sancılı bir süreç elbet; bir duraksama devri yaşandı ve yaşanıyor. Üstelik Şehrül-Emin ile yıldızlar bir türlü barışmadığı için tek başına "gölge etme başka ihsan istemem" havası hakim. Kaldığı yerden devam lakin, yeni yönetim bakalım yükünü alacak mı?
CHP: Şuan asiti kaçmış kola gibi ama Seyitgazi'de belli bir kitle hâla CHP'den vazgeçmem diyor.
Şimdi yeni ilçe başkanı ısınma turlarında. İşi hem zor hem kolay... Bakalım listesini açıklayana kadar kendi ceza sahasında top koşturmaya devam edecek mi, yoksa atağa kalkacak mı? Biraz süre verelim ekibi açıklansın hele bakalım neler yapacak?
MHP: Yeni ilçe başkanı, yılların binasını değiştirdi kongresini yaptı, eyvallah. Ama gel gör ki kadın kolları başkanı kim, gençlik kolları kime emanet, ilçe yönetimi kimlerden oluşuyor bana sirayet eden bir bilgi yok! "Gizli müşteri" misali siyaset yapılmaz. Niçin paylaşılmıyor, neden saklanıyor anlamak güç. Perde arkasında siyaset olmaz. En azından Meclis üyelerini al yanına bir esnaf ziyareti yap bir eleştiri, bir öneri! Düğün dernek tamam gidiliyor da Seyitgazi'de Ana muhalefet MHP'de sonuçta...
İYİ Parti ve Anahtar Parti: Bu partiler de ne yazık ki sadece başkanlar ve yanındaki bir-iki isim üzerinden seyrüsefer ediyor. Yahu bu yapıların kadın kolları, gençlik kolları nerede? İsimleri kâğıt üzerinde var da kendileri başka alemde mi? Arada bir faaliyet bülteni yayımlamak, iki kelam etkinlik yapmak çok mu zor? "Dostlar alışverişte görsün" siyasetinin bu memlekete bir faydası yok.
Velhasıl,
Partiye girenler ya sorumluluk alsın ya da faydalı olamayacağı yerleri meşgul etmesinler! Seyitgazi'de ilçe başkanlarının işi ve yükü bu anlamda çok zor...Birde giderler oluyor elbette cepten giden...Partiye gelenlerde iş, aş, eş diyor...
Herkes haklı...
Bilirsiniz, niyetimiz kimseyi kırmak değil, bükülmeyen kalemimizle memleketin aynası olmaktır. Unutulmasın ki, oy veren de, hizmet bekleyen de bu halktır. Siyaset koltukta oturarak değil, milletin derdiyle dertlenerek yapılır.
O var ya o :) Hani onu yazmadım bu kez. Merak ettim sordum soruşturdum...Fotosenteze devam ediyormuş! Elhamdülillah...
Bizden hatırlatması, sonuçta takdir ve hasbi kelam kamuoyunundur...
AŞKAR