Neden Sadece Kırka? Seyitgazi Merkez ve Doğançayır Üvey Evlat mı?
Yahu oturmuş kahvemi yudumlarken yine bir haber geldi kulağımıza...
Ah Ah...
Eski çamlar bardak oldu, bizim Seyitgazi’nin yerel yönetimi de nihayet çağ atladı, dijital çağın zirvesine tünedi! Artık belediyecilik öyle internet sitelerinden, resmi hesaplardan, ulu orta ilanlarla, afişlerle falan yapılmıyor. O eskidendi canım! Yeni modayı kaçırdıysanız Aşkar abiniz size fısıldasın: “Göz ucuyla bak, kulaktan kulağa yay, personelin WhatsApp durumundan hemen kap kaydı!”
Neyse,
Bizim köklü Kırkaspor, memleketin genç fidanları kahve köşelerinde heba olmasın, yeşil sahada ter döksün diye iyi niyetle “Yaz Futbol Okulu” başlattı ya... Bizim Şehrül-Eminin üstün spor zekası durur mu? Hemen karşı atak! Hani derler ya, “Acele işe şeytan karışır” diye, bizimkilerinki de o hesap. “Hizmet yarışında ben de varım” demek güzel şey, başımızın üstünde yeri var. Ama kazın ayağı öyle değilmiş meğer; bizimkiler hizmet yarışına değil, resmen Kırkaspor’a çelme takma yarışına girmiş!
Sen git, koskoca ilçede Kırkaspor’un hemen ardından sadece Kırka bölgesine özel bir alternatif kurs aç. Açabilirsin, eyvallah da... Adamına göre muamele, mahallesine göre hizmet üretmek hangi kitabın hangi sayfasında yazar? “Ağustosta beyni kaynayanın, zemheride kazanı kaynar” derler; bu plansız, programsız, yangından mal kaçırır gibi yapılan işin sonu da aynen böyle kaynamaktır.
Sormadan edemiyor insan: Seyitgazi’nin merkezi ya da Doğançayır üvey evlat mı? Oraların çocuklarının ayağı topa değince günah mı yazılıyor, yoksa belediyenin bütçesi sadece belirli koordinatlara mı çalışıyor? “Dereyi görmeden paçaları sıvayan” Şehrül-Emin, hizmeti tüm ilçeye yaymak yerine neden dar bir mahalle vizyonuna sıkışıp kalıyor? Spor dediğin birleştirir, ayrıştırmaz. Biz memlekette birlik olalım dedikçe, birileri adeta “bağcıyı dövmenin”, Kırkaspor’a çete kurmanın peşine düşmüş
Gelelim işin en cafcaflı, en gizemli, hani o James Bond filmlerine taş çıkartan kısmına...
Belediyenin resmi sosyal medya hesaplarına bakıyorsun; çıt yok, yaprak kımıldamıyor. Sanırsın yaz okulu değil, NASA’nın gizli uzay üssü projesi! Duyurular nereden yapılıyor dersiniz? Sıkı durun: Belediye personellerinin şahsi WhatsApp durumlarından! Evet, yanlış duymadınız. El altından, fısıltı gazetesiyle, adeta kaçak tütün satar gibi futbolcu kaydı toplanıyor.
Behey şoför ne bilsin bahçıvanın halini? Koskoca Seyitgazi Belediyesi, milyonluk bütçesiyle hizmetini duyurmak için personellerinin 24 saat sonra silinen WhatsApp hikayelerine mi muhtaç kaldı? Bu neyin gizemi, neyin acelesi? “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” derler ama bu sefer kılıf da dar geldi, minarenin ucu fena göründü!
“Aman Seyitgazi merkez duymasın, aman Doğançayır uyanmasın, tepki çekmeyelim” diye kırk dereden su getiriyorsanız, bilin ki o su bu değirmeni döndürmez. “Gizli kapaklı yapılan aş, ya karın ağrıtır ya baş” derler. Kapalı kapılar ardında, şifreli mesajlarla iş çevirmek, şeffaf belediyeciliğin şanına yakışır mı? Yoksa belediyede yeni bir strateji mi var: "Sağ elin verdiğini, sol WhatsApp görmesin!"
Şehrül Emin sana Aşkar’dan Naçizane Bir Öneri:
Gel bu komediden, bu çocuk oyuncağı yanlıştan dön! Madem kamunun imkanlarıyla, milletin parasıyla bir iş yapıyorsunuz; o zaman “her koyun kendi bacağından asılır” mantığını, o bencil hesabı bir kenara bırakın. Bu kursları Seyitgazi Merkez’den Doğançayır’a, en uzak mahallemize kadar tüm çocukların istifade edebileceği şekilde adilce genele yayın. Davul birinin, tokmak birinin elinde olmasın; sonra o davul patlar, sesi de en çok sizin kulaklarınızı tırmalar.
Unutmayın; “Kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur” misali, saklayarak, gizleyerek yaptığınız iş kıymete binmez, sadece arkasından şüphe ve dedikodu doğurur. WhatsApp durumlarında belediyecilik oynamayı bırakın da hizmeti ulu orta, göğsünüzü gere gere duyurun, mertçe ve eşitçe yapın.
Benden söylemesi...
Hadi bakalım Şehrül-Eminim
Seyitgazi ve Doğançayır'da da Futbol kursu bekliyorum senden...
AŞKAR
